Mars Günlükleri - NASA'ya Mektup

NASA'nın Mars'a gönderdiği uzay aracı Percy'nin Mars'a inişinin ardından yaklaşık 10 gün geçmişti ve Percy her geçen gün dünyaya Mars'tan yeni fotoğraflar göndermeye devam ediyordu Mars'tan sadece fotoğraflar değil videolar ve ses kayıtları da gezegenemize NASA'ya yolluyordu NASA ise Percy'nin dünyaya gönderdiği fotoğrafları, videoları ve ses kayıtları resmi internet sitesinde ve sosyal medya hesaplarından paylaşarak dünyadaki milyarlarca insanın Percy'nin Mars'tan gönderdiklerine ulaşım imkanı sağlıyordu, Mars'tan dünyaya gönderilen kayıtlar kimi insanları heyecanlandırıyor kimi insanlar bunu fazla önemsemiyor kimi insanlar ise Mars'a hiç gidildiğine inanmıyor ve NASA'yı tüm dünyayı kandırmakla suçluyorlar ancak Mars'a gidilmediği konusunda temelsiz komplo teorilerinden başka bir şey de yok, tüm bunlar olurken NASA'ya dünyanın farklı noktalarından binlerce mesajlar geliyordu ve yaşanan gelişmeler Mars'a ilk insanlı uçuş ne zaman yapılacak sorusunu akıllara getirmeye başlamıştı bile ancak bunun çok yakın bir zamanda olamayacağını gerçekçi düşünen kişiler biliyor ancak NASA'ya sosyal medya üzerinden atılan bir mesaj çok ilginç, biraz hayalci ve öylesine atılmış gibiydi mesajda Altay ismindeki bir Türk genci Mars'a gönderilmesi için kendisinin de içinde olduğu bir keşif ekibi kurmuş ve NASA'dan kendilerini Mars'a götürmelerini talep ediyor ve Mars'a ilk ayak basan dünyalılar olmak istediklerinden bahsediyordu, NASA'ya sosyal medya üzerinden Altay tarafından atılan mesajda şöyle yazıyordu ;



"Herkuş, Anka ve ben ekip olarak Mars'a ilk giden insanlar olmak istiyoruz, NASA'dan talebimiz bizi Mars'a göndermeniz ve dünyaya sağ sağlim şekilde geri getirmeniz biz Mars'a ilk ayak basan insanlar ve keşif ekibi olarak gitmek istiyoruz, kolonici olarak orada kalıcı değil lütfen bu mesajı görürseniz yanıt verin"



Altay'ın mesajı saatte binlerce beğeni ve yorum yanıtı almıştı ancak NASA mesaja herhangi bir yanıt vermemişti, Altay NASA'nın yüzbinlerce yorum arasında görmediğini düşünüyordu ki bu oldukça muhtemeldi o kadar yorumun içinde neden Altay'ın yorumu dikkat çeksin ki, ancak Altay bu yorumu öylesine laf olsun diye yapmamıştı belki bir anlık heves ile ama gerçekten Mars'a gitmeyi istemişti ve bunu arkadaşları Herkuş ve Anka ile de paylaşmıştı ve onlarla birlikte gitmek istemişti Herkuş ve Anka'nın da mesajdan haberi vardı zaten Altay onları etiketleyerek bu mesajı paylaşmıştı, ancak mesaja henüz NASA'dan yanıt gelmemişti muhtemelen Altay'ın da düşündüğü şekilde NASA bu mesajı görmemişti tüm bu geçen sürede Herkuş, Anka ve Altay Mars'a gittiklerinde orada ne yapacaklarını düşünmeye ve planlamaya devam ediyorlardı, Altay aynı mesajı bir daha gönderdi ve bu sefer NASA'yı tam üç kez etiketledi ama bu mesaja da herhangi bir geri dönüş yapılmadı, yaklaşık 3-4 hafta geçtikten sonra hâla bir yanıt alamayan Altay bu işin peşini bırakmayacaktı, NASA'dan olumlu veya olumsuz bir geri dönüş almak istiyordu, NASA'ya resmi internet sitesinden de aynı mesajın bir benzerini gönderdi fakat yine herhangi bir olumlu veya olumsuz geri dönüş alamamıştı, Altay bu sefer NASA Başkanı Steve Jurczyk'ye bir mesaj göndermek istedi fakat ona ulaşabileceği herhangi bir sosyal medya platformu yoktu, Altay bu sefer NASA kurumunu değil doğrudan NASA'nın bağlı olduğu ülke olan Amerika Birleşik Devletleri'nin(ABD) Başkanı Joe Biden'a mesaj gönderecekti, Altay Başkan Biden'a yazdığı mesajda şunları söylüyordu ; 



"Sayın Bay Başkan öncelikle merhabalar bu mektubu size Türkiye'den yazıyorum ve yeni görevinizden ötürü sizleri tebrik ediyorum Amerika ve dünya için hayırlara vesile olmasını diliyorum, sizin de yakından takip ettiğiniz ve bildiğiniz üzere bundan birkaç ay önce NASA'nın aracı Perseverance rover Kızıl Gezegene ulaştı ve yakın gelecekte insanlığın dünyadan Kızıl Gezegene ayak basacağı bilinen bir gerçek ve ben ve arkadaşlarım Kızıl Gezegene giden ilk insanlar olmak üzere Kızıl Gezegende keşif yapmak istiyoruz aslında biraz da çılgın bişeyler yapmak istiyoruz sanırım macera arayışı da diyebilirim size biz üç kişiyiz ve Türk'üz ben bu talebimizi daha önce ülkenizin uzay ajansı olan NASA'ya ilettim fakat herhangi bir şekilde bize herhangi bir yanıt vermediler o yüzden de bu mesajı size gönderiyorum ve cevaplayacağınızı ümit ediyorum, umarım hayal kırıklığına uğramam iyi günler dilerim teşekkürler."



Altay bu mesajı Beyaz Saray'a göndermek için postaya verdi, mektubun Başkan Biden'a ulaşması gerekiyordu, Altay mektubu postaya verdikten sonra beklemeye başladı, yaklaşık iki hafta sonra mektup Amerika'nın başkenti Washington'a ulaşmıştı ancak henüz Beyaz Saray'a ulaşmamıştı burada kısa bir süre durduktan sonra tam adresine teslim edilecekti aradan birkaç gün geçmesinin ardından mektup Beyaz Saray'a ulaşmıştı Beyaz Saray personeli bu mektubu da her ay Başkana özel olarak yazılan ve gönderilen mektupların arasına koydu, yüzlerce mektup zarfının içinde Altay'ın da mektubu vardı, mektuplar özel olarak güvenlik kontrolünden geçirildikten sonra bizzat başkana ulaştırılıyordu ancak başkan bütün mektupları okuyamıyordu çünkü sadece Amerika'dan değil dünyanın dört bir yanından yüzbinlerce mektup geliyordu ve başkan bu mektupları tesadüfen okuyordu o kadar mektup zarfının arasından sizin mektubunuzun okunması düşük bir ihtimal ama yine de mümkün, başkanın her ay için gelen mektupları okuması için iki saatlik bir boşluğu oluyordu Oval Ofis'te(Başkanlık Çalışma Ofisi) mektupları okuyordu, Altay'ın mektubu güvenlik kontrolünden başarılı bir şekilde geçmesinin ardından başkanın okuması için ayrılan mektuplar bölümüne atıldı, başkanın mektup okuma zamanı yakındı nitekim bir iki gün içerisinde o gün geliyordu artık mektup okuma saati iyice yaklaşıyordu, bir personel okunacak mektupları zaaflarını büyük bir kolinin içine koyarak yavaş yavaş Oval Ofise doğru gidiyordu, elindeki büyük koli ile Oval Ofisin kapısını yavaşça aralayarak içeri giren personel başkana dönerek 'Bu ay okumanız için gönderilen mektuplar geldi efendim' dedi bunun üzerine başkan da teşekkür ederek içi mektup zarfı dolu olan koliyi yavaşça yere bırakmasını istedi, kolinin içinde yaklaşık üç yüz civarında mektup vardı içlerindeki mektup zarflarının üzerinde herhangi bir şey yazmıyordu ve başkan tamamen eline geçenleri açarak okuyordu fakat başkanın bu mektupların tamamını okuması mümkün değildi sadece süresi yettiği kadar okuyacak ve geri kalanlar okunmadan çöpe gidecekti kural böyleydi, başkan sırasıyla eline aldığı mektupları okumaya başladı ama henüz okudukları mektupların arasında Altay'ın mektubu yoktu ve süre giderek daha da azalıyordu, başkan son beş dakikası kalmasına rağmen oldukça yorulmuştu ve bu ay için gönderilen mektuplardan daha fazlasını okumayacaktı, başkanın süresi bittiği zaman mektup zarflarını getiren personel aynı şekilde gelir ve kalan mektupları alarak başkana ulaşamayan mektup zarflarının arasına gönderirdi bu zarflar buradan da çöpe gönderilirdi, başkan kalan son dakikalarda kalan mektupları almak için gelecek olan personeli beklerken dinleniyor ve ofisinin camlarından bahçeyi izliyordu ancak tam o sırada kafasını masasının hemen yanında yerde duran mektup zarfları ile dolu olan kolye çevirmiştir ve en üstte çıkıntılı olarak duran bir mektup zarfı görmüştü başkanın dikkatini çekmişti ve başkan o an karar değiştirerek son bir mektup okumaya karar verdi ve mektup zarfını açtı, şanstır ki o mektup Altay'ın gönderdiği mektuptu, başkan mektubu açtı ve okumaya başladı mektubun içeriği özellikle başkanın ilgisini kazanmayı başarmıştı fakat başkan bu mektubu okuduktan sonra sadece okuduğu diğer mektupların yanına koydu, mektubun içeriği onu aşırı şaşırtmıştı lakin mektubun içeriği gerçeklikten fazla uzaktı ona göre çünkü Kızıl Gezegene insan göndermek ve orada insanlı araştırma faaliyetleri yürütmek için çok erkendi ayrıca bu işe talip olan kişilerin de her şeyden önce bir Amerikan vatandaş ve astronot olmamalarından dolayı mümkün görünmüyordu ve sonunda görevli personel koliyi yavaşça yere eğilerek aldı ve yavaş adımlarla Oval Ofisten ayrıldı, Altay'ın mektubu ise Oval Ofiste başkanın çalışma masasının üstünde okunan mektupların arasında duruyordu.


0 Yorumlar